Bu bölümün merkezî iddiası, hızın bir konfor unsuru değil mimari bir olanak olduğudur.
Üç ayrı mekanizmayla: (1) Bilişsel akışın korunması. Öğrenci bir soruda takıldığında, yardımın gelme süresi öğrenme deneyiminin niteliğini belirler. Uzun gecikme, öğrencinin dikkatini dağıtır, konuyu bırakmasına veya başka kaynağa yönelmesine yol açar. Anlık yanıt, takılma anı ile açıklama anı arasındaki bilişsel bağı korur. (2) Her etkileşimin işlenebilir olması. §3.2’de tanımlanan kanıt yakınlığı, yalnızca veri akışının varlığına değil, o akışın işlenebilir olmasına bağlıdır. Etkileşim başına maliyet yüksek olduğunda, kurum ancak seçili etkileşimleri analiz edebilir; bu, kalibrasyonun temelini zayıflatır.
Düşük birim maliyet, “her etkileşim bir ölçüm noktasıdır” ilkesini (§1B.4-C1) ekonomik olarak mümkün kılar. (3) Gece döngüsünün fizibilitesi. Toplu analiz, içerik üretimi, kalibrasyon ve gözlem işleri belirli bir zaman penceresinde tamamlanmalıdır. Yavaş çıkarım, bu pencerenin taşmasına ve döngünün günlük ritmini kaybetmesine yol açar. §7.6’da tanımlanan bileşik gelişme, ancak günlük döngü sürdürülebilir olduğunda gerçekleşir. Sonuç: Hız olmadan kapalı-döngü kalibrasyon ekonomik ve operasyonel olarak sürdürülemez. Bu, donanım seçiminin pedagojik bir tasarım kararı olduğunun göstergesidir.
monografi §4B.2.2