Ana Sayfa / Blog / YKS

9'dan 12'ye YKS Yol Haritası: Hangi Sınıfta Ne Yapılmalı?

YKS hazırlığı 12. sınıfta başlamaz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri temelli mimarisi ışığında 9, 10, 11 ve 12. sınıfın her birinin kendine ait akademik görevi, sık rastlanan kavram yanılgıları ve telafi stratejisi.

Fermat Akademik Planlama Birimi · 1 Ağustos 2026 · 13 dakikada okunur
Kısa cevap (yönetici özeti): YKS hazırlığı 12. sınıfta başlayan bir maraton değil, 9. sınıfta temeli atılan bir yapıdır. Maarif Modeli'nin beceri temelli mimarisinde 9. sınıf kavramsal zemini, 10. sınıf soyutlama kapasitesini, 11. sınıf AYT'nin ağır yükünü, 12. sınıf ise pekiştirme ve sınav becerisini üstlenir. Bir yılın görevi ertelendiğinde maliyeti sonraki yıla bileşik olarak biner.

Değerli velilerimiz ve geleceğini bugünden kurmaya karar vermiş sevgili öğrencilerimiz;

Sınav hazırlığı üzerine yürütülen kamuoyu tartışmasının büyük bölümü tek bir yıla, 12. sınıfa sıkışmıştır. Oysa üniversite sınavında ortaya çıkan sonuç, o son yılın değil; dört yıla yayılan bir birikimin kesitidir. Bir öğrencinin 12. sınıfta ne kadar hızlı ilerleyebileceğini belirleyen değişken, o yıl harcadığı süre değil; önceki üç yılda kurulmuş kavram ağının yoğunluğudur. Sweller'in (1988) bilişsel yük kuramı bunun mekanizmasını açıklar: sağlam şemalara sahip öğrenci, yeni bilgiyi işlerken çalışma belleğinde çok daha az yer harcar; şeması eksik öğrenci ise aynı soruda tıkanır.

İzmir Alsancak'taki Fermat Eğitim Kurumları (Fermat VIP Kurs) olarak bu rehberi, "ne zaman başlamalıyım?" sorusuna takvim değil görev temelli bir yanıt vermek üzere hazırladık. Aşağıda her sınıf seviyesinin akademik sorumluluğunu, o yıl yapılan hataların neden sonraki yıla taşındığını ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bu tabloyu nasıl dönüştürdüğünü ele alıyoruz.

YKS hazırlığına gerçekten hangi sınıfta başlanmalı?

Sınava yönelik yoğun hazırlık 11. sınıfta başlar; ancak başarıyı belirleyen kavramsal temel 9 ve 10. sınıfta kurulur. Bu ayrımın yapılmaması, ailelerin en sık düştüğü planlama hatasıdır. "Daha 9. sınıf, vakit var" cümlesiyle geçirilen iki yıl, 12. sınıfta "neden matematikte ilerleyemiyor?" sorusuna dönüşür.

Maarif Modeli bu tabloyu keskinleştirmiştir. Yeni öğretim programı, konuları birbirinden bağımsız bloklar hâlinde değil; alt sınıfta kurulan bir referans üzerine üst sınıfta katman ekleyerek ilerletir. 9. sınıfta f(x)=x doğrusal referans fonksiyonu üzerinden kurulmayan grafik sezgisi, 10. sınıfta karesel fonksiyonlarda, 11'de trigonometride, 12'de türevde arka arkaya üç kez bedel ödetir. Eski anlayışta "konuyu kaçırdım, sonra kitaptan çalışırım" mümkündü; beceri temelli programda kaçırılan şey bir konu değil, bir düşünme alışkanlığıdır.

Programın kendi dili de bunu açıkça kurar: çıktılar, matematiksel muhakeme (MAB1), problem çözme (MAB2), matematiksel temsil (MAB3), veriyle çalışma ve veriye dayalı karar verme (MAB4) ile matematiksel araç ve teknolojiyle çalışma (MAB5) becerileri etrafında tanımlanmıştır. Bu beceriler bir yılda kazanılmaz; kümülatiftir.

9. sınıf: sınav yılı değil, zemin yılı

9. sınıfın görevi net değeri artırmak değil, kavramsal boşluk bırakmamaktır. Bu yıl bir öğrenciye yapılabilecek en büyük pedagojik hata, onu erkenden genel deneme temposuna sokmaktır. Henüz konu birikimi olmayan bir öğrencinin TYT denemesinden aldığı düşük net, ölçüm değil özyeterlik hasarıdır. Bandura'nın (1997) özyeterlik kuramı bu noktada açıktır: başarısızlık deneyimi erken ve tekrarlı biçimde yaşandığında, öğrenci alanla ilgili yargısını performansından önce oluşturur — "ben matematikçi değilim" hükmü, henüz hiçbir şey öğrenilmemişken verilir.

Bu yılın akademik gündemi şunlardır:

  • Kavramsal sağlamlık. Mantık bağlaçları ve niceleyiciler artık bağımsız bir ünite değil; sayılar ve fonksiyonlar içindeki önermelerin ispatında kullanılan bir dil (MAB1). Öğrenci "her" ile "bazı" arasındaki farkı bir sınav kalıbı olarak değil, akıl yürütme aracı olarak kavramalıdır.
  • Grafik okuryazarlığının doğuşu. Fonksiyon tanımını ezberlemek yerine, bir grafiğin kaydırılması, yansıtılması ve mutlak değerle kırılması analojik akıl yürütmeyle (KB2.16.3) görülmelidir. Bu sezgi üç yıl boyunca kullanılacaktır.
  • Algoritmik düşünme. Programın en dikkat çekici eklentisi: akış şeması, sözde kod, Sezar şifrelemesi bağlamında temel kriptoloji mantığı. Bunlar bir bilişim dersi değil, matematiksel temsil becerisinin (MAB3) ve analitik düşünme eğiliminin (E3.6) taşıyıcısıdır.
  • Okuma dayanıklılığı. 9. sınıf, uzun metinle barışmak için en rahat yıldır. Bu yıl kazanılmayan okuma dayanıklılığı, TYT'de doğrudan süre kaybı olarak görünür.

Fermat VIP yaklaşımı: 9. sınıf öğrencilerimizde ölçme, genel denemeyle değil, işlenen konunun ardından yapılan kısa kazanım kontrolüyle yürür. Bu tercih keyfî değildir: Roediger ve Karpicke (2006), geri getirme pratiğinin (retrieval practice) uzun süreli hatırlamayı yeniden okumaya kıyasla belirgin biçimde artırdığını göstermiştir; Dunlosky ve arkadaşları (2013) da kendini test etme ile dağıtık pratiği, incelenen on teknik arasında "yüksek fayda" sınıfına yerleştiren iki yöntem olarak raporlamıştır. En fazla 8 kişilik sınıf yapımız burada belirleyicidir: bir öğrencinin fonksiyon grafiğinde nerede takıldığı, kalabalık sınıfta haftalar sonra bir deneme sonucunda anlaşılırken, bizde aynı ders saati içinde görülür ve düzeltilir.

10. sınıf: soyutlamanın eşiği

10. sınıf, matematiğin somuttan soyuta geçtiği eşiktir ve tam bu nedenle en çok öğrenci kaybının yaşandığı yıldır. Karesel, karekök ve rasyonel fonksiyonlar artık formülle değil referans fonksiyon davranışıyla öğretilmektedir. Diskriminant ezberi terk edilmiş, tam kareye tamamlama esas alınmıştır. Bu değişiklik, "formülü bilen" öğrenciyle "işi anlayan" öğrenci arasındaki farkı ilk kez görünür kılar.

Aynı yıl olasılık başlığına Bayes Teoremi girmiştir. Bu, programın çağa bakışının en açık işaretidir: tıpta tarama testlerinin güvenilirliğinden makine öğrenmesi algoritmalarına uzanan koşullu olasılık mantığı artık lise düzeyinde beklenmektedir. Öğrenciden koşullu olasılık verisini iki yönlü tablo ve ağaç şemasıyla temsil etmesi (MAB3) ve veriye dayalı karar vermesi (MAB4) istenir. Geleneksel hazırlık anlayışı bu konuyu "az çıkar" gerekçesiyle geçiştirme eğilimindedir; oysa yeni nesil soru tam olarak buradan üretilir.

Bu düzeyde en sık belgelediğimiz kavram yanılgıları (misconceptions) şunlardır: karesel fonksiyonun kollarıyla eğim kavramının karıştırılması; rasyonel fonksiyonlarda tanımsızlık noktalarının grafikteki karşılığının, yani asimptotların okunamaması; ve koşullu olasılıkta koşulun yönünün ters çevrilmesi. Chi ve arkadaşlarının (1989) kendini açıklama (self-explanation) üzerine çalışması bu noktada yol göstericidir: yanılgı, doğru çözümü izlemekle değil, öğrencinin kendi çözümünü sesli gerekçelendirmesiyle açığa çıkar.

11. sınıf: YKS'nin gerçek başlangıcı

11. sınıf, AYT'nin belirleyici yılıdır ve bunun içeriksel bir gerekçesi vardır: AYT'de en çok soru üreten konuların büyük bölümü bu yılın programındadır. Trigonometrik fonksiyonların dönüşümleri, üstel ve logaritmik modelleme, bileşke fonksiyonlar, analitik geometri; fizikte elektrik ve manyetizma; kimyada organik kimyanın temeli. Bu yıl "idare edilerek" geçildiğinde, öğrenci 12. sınıfta iki yükü aynı anda taşımak zorunda kalır.

Yeni programda logaritma bir hesaplama tekniği değil; bileşik faizden nüfus artışına, radyoaktif bozunmadan Richter ölçeğine uzanan bir gerçek yaşam modelleme aracıdır (MAB2.1). Trigonometride beklenen, sinüs değerini bulmak değil; k·sin(mx±r)±s biçimindeki bir fonksiyonun periyodunu, genliğini ve kaymasını çözümleyip (KB2.4) grafik temsilinde yorumlamaktır. Bu iki başlık, işlem yapabilen öğrenciyle yorumlayabilen öğrenciyi ayıran çizgidir.

11. sınıfın ikinci yükü akademik değil duygusaldır. Program ağırlaşırken sınav gerçeği de yaklaşır; kaygı ilk kez ciddi biçimde bu yıl görünür hâle gelir. Maarif Modeli'nin sosyal-duygusal beceriler başlığı altında tanımladığı kendini düzenleme (SDB1.2), bu yılda hem akademik hem duygusal olarak sınanır. Zimmerman'ın (2002) öz-düzenlemeli öğrenme modeli, bu kapasitenin kendiliğinden gelişmediğini; planlama, izleme ve öz-değerlendirme döngüsünün öğretilmesi gerektiğini ortaya koyar.

Fermat VIP yaklaşımı: 11. sınıfta akademik takip ile rehberliği ayrı iki hizmet olarak yürütmüyoruz. Bir öğrencinin trigonometride duraksadığı hafta ile motivasyonunun düştüğü hafta çoğu zaman aynı haftadır; bunu görebilmek için verinin ve gözlemin aynı masada bulunması gerekir. Baykuş Kütüphanemizin 08:00–22:00 arası açık olması da bu yılın gereğidir: 11. sınıf, evde sürdürülmesi en zor tempoyu talep eden yıldır.

12. sınıf: yeni öğrenme değil, dönüştürme yılı

12. sınıfın görevi yeni bilgi yığmak değil, üç yılda kurulmuş olanı sınav performansına dönüştürmektir. Program da bu mantığa uygun sadeleşmiştir: integral çıkarılmış, limit ve türev "Değişimin Matematiği" başlığı altında derinleştirilmiştir. Hedef, teğet eğimi hesaplayan öğrenci değil; değişimi okuyabilen zihindir.

Bu yılın doğru kurgusu üç bileşenlidir:

  • Tekrar taramalı değil hedefli olmalıdır. "Baştan sona bir tur daha" en pahalı ve en verimsiz stratejidir. Cepeda ve arkadaşlarının (2006) aralıklı tekrar üzerine niceliksel sentezi, tekrarın zamanlamasının miktarından daha belirleyici olduğunu göstermektedir: aynı toplam süre, aralıklara yayıldığında anlamlı biçimde daha kalıcıdır.
  • Deneme bir ölçüm aracıdır, antrenman değil. Analiz edilmeyen deneme, harcanmış üç saattir. Bir denemeden çıkarılması gereken şey net değil, hata sınıfıdır.
  • AYT derinliği ile TYT hızı ayrı kaslardır. Kahneman'ın (2011) iki sistemli düşünme çerçevesiyle söylenirse: TYT büyük ölçüde otomatikleşmiş, hızlı ve hatasız işleyen bir örüntü tanıma talep ederken; AYT denetimli, yavaş ve çok adımlı akıl yürütme ister. İkisini aynı çalışma biçimiyle geliştirmeye çalışmak, her ikisinde de ortalama kalmakla sonuçlanır.

Bu nedenle 12. sınıfa girerken TYT'nin — özellikle matematik ve Türkçe'nin — büyük bölümünün tamamlanmış olması hedeflenir. Sıfırdan TYT konusu öğrenerek geçirilen bir 12. sınıf, AYT derinleşmesine ayrılacak zamanı yer.

Sınıf sınıf akademik sorumluluk tablosu

  • 9. sınıf — Zemin. Görev: kavramsal boşluk bırakmamak, grafik sezgisi, algoritmik düşünme (MAB3, E3.6), okuma dayanıklılığı. Ölçme: kazanım testi. Başlıca risk: erken deneme baskısıyla özyeterlik kaybı.
  • 10. sınıf — Soyutlama. Görev: referans fonksiyon davranışı, koşullu olasılık ve Bayes (MAB4), fen derslerinde modelleme. Ölçme: kavram yanılgısı taraması. Başlıca risk: "az çıkar" denilerek atlanan yeni nesil başlıklar.
  • 11. sınıf — Ağırlık. Görev: AYT'nin belirleyici konuları, öz-düzenleme kapasitesi (SDB1.2). Ölçme: düzenli konu denemesi ve gözlem. Başlıca risk: yılı idare ederek geçirmek.
  • 12. sınıf — Dönüştürme. Görev: hedefli ve aralıklı tekrar, deneme analizi, TYT–AYT ayrı kurgusu. Ölçme: genel deneme ve hata sınıfı analizi. Başlıca risk: sıfırdan konu öğrenmeye zaman ayırmak.

Geç kalındıysa telafi mümkün mü?

Mümkündür — ancak telafi "baştan başlamak" değildir. Geç kalmış bir öğrencide en pahalı hata, bilinen konuları da kapsayan genel bir tekrara girişmektir; çünkü zaten kısıtlı olan zaman, öğrencinin hâlihazırda bildiği yerlerde harcanır.

Doğru telafi ölçmeyle başlar. Pratikte birbirinden tamamen farklı dört kayıp türü vardır ve çözümleri birbirinin yerine geçmez: bilgi eksiği (yeniden öğretim gerekir), kavram yanılgısı (yanılgıyı açığa çıkaran soru ve birebir müdahale gerekir; tekrar işe yaramaz, çünkü öğrenci yanlış olduğunu bilmemektedir), süre yönetimi (zamanlı çalışma ve soru seçme disiplini gerekir) ve okuma-dikkat hatası (okuma stratejisi gerekir). Bu ayrıştırma yapılmadan kurulan hiçbir program verimli olamaz.

Fermat'ta bu ayrıştırmayı kurum içinde geliştirdiğimiz FermatAI ile öğrenci bazında yapıyoruz; program, sınıfın ortalamasına göre değil o öğrencinin kazanım haritasına göre kuruluyor. Yaklaşımın kuramsal dayanağı VanLehn'in (2011) karşılaştırmalı derlemesidir: bireysel geri bildirim döngüsünün sıklığı ve inceliği arttıkça öğrenme kazanımı belirgin biçimde yükselmektedir.

Bir öğrencinin geride olması, aynı yolu daha hızlı yürümesi gerektiği anlamına gelmez; çoğu zaman farklı bir yol yürümesi gerektiği anlamına gelir.

Sıkça sorulan sorular

Çocuğum 9. sınıfa geçiyor, kursa şimdiden başlamalı mı? Sınav kursu anlamında hayır; okul programını sağlam kavratan bir akademik destek anlamında evet. 9. sınıfta doğru yatırım sınav tekniği değil, kavramsal sağlamlıktır.

10. sınıfta deneme çözmeye başlanmalı mı? Genel TYT denemesi için hâlâ erkendir; ancak işlenen konularla sınırlı, kısa ve düzenli ölçümler bu yıl anlamlıdır.

11. sınıfta hangi derse öncelik verilmeli? Alan tercihine göre değişmekle birlikte, sayısal ve eşit ağırlıkta ortak yanıt matematiktir. 11. sınıf matematiği AYT'de en yüksek getirili yatırımdır.

12. sınıfta konu bitmediyse ne yapılmalı? Panikle hızlanmak yerine önceliklendirme yapılmalıdır. Soru üretimi yüksek konular önce ele alınır; bu sıralama veriyle belirlenir, sezgiyle değil.

Okul dersleri ile sınav hazırlığı nasıl çakışmaz? Maarif Modeli'nde okul programı ile sınav içeriği eskisine göre belirgin biçimde örtüşüktür. Doğru kurgulanmış bir programda okul dersi, hazırlığın rakibi değil taşıyıcısıdır.

Sonuç: takvim değil, görev

YKS tek bir yılda kazanılan bir sınav değil; dört yıl boyunca verilen kararların bileşkesidir. 9. sınıfta atlanan bir kavram, 12. sınıfta bir soru olarak geri döner. Bu nedenle doğru soru "ne zaman başlamalıyım?" değil, "bu yıl benim görevim ne?" olmalıdır.

Fermat Eğitim Kurumları olarak İzmir Alsancak'ta; en fazla 8 kişilik VIP sınıflarımız, ODTÜ mezunu kurucu kadromuz, 08:00–22:00 açık Baykuş Kütüphanemiz ve FermatAI veri altyapımızla her sınıf seviyesine kendi görevine uygun bir program kuruyoruz. Öğrencinizin bulunduğu noktayı birlikte ölçmek için sizi kurumumuza bekliyoruz.

Seçilmiş literatür

Bu yazıda başvurulan başlıca kaynaklar; iddiaların izlenebilir olması ve okuyucunun kendi doğrulamasını yapabilmesi için aşağıda listelenmiştir.

  • T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (2024). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli — Öğretim Programları. Ankara. (Alan becerileri MAB, kavramsal beceriler KB, eğilimler E ve sosyal-duygusal beceriler SDB kodlamaları bu programdan alınmıştır.)
  • Sweller, J. (1988). Cognitive Load During Problem Solving: Effects on Learning. Cognitive Science, 12(2), 257–285.
  • Roediger, H. L., & Karpicke, J. D. (2006). Test-Enhanced Learning: Taking Memory Tests Improves Long-Term Retention. Psychological Science, 17(3), 249–255.
  • Cepeda, N. J., Pashler, H., Vul, E., Wixted, J. T., & Rohrer, D. (2006). Distributed Practice in Verbal Recall Tasks: A Review and Quantitative Synthesis. Psychological Bulletin, 132(3), 354–380.
  • Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J., & Willingham, D. T. (2013). Improving Students' Learning With Effective Learning Techniques. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4–58.
  • Chi, M. T. H., Bassok, M., Lewis, M. W., Reimann, P., & Glaser, R. (1989). Self-Explanations: How Students Study and Use Examples in Learning to Solve Problems. Cognitive Science, 13(2), 145–182.
  • Zimmerman, B. J. (2002). Becoming a Self-Regulated Learner: An Overview. Theory Into Practice, 41(2), 64–70.
  • Bandura, A. (1997). Self-Efficacy: The Exercise of Control. W. H. Freeman.
  • VanLehn, K. (2011). The Relative Effectiveness of Human Tutoring, Intelligent Tutoring Systems, and Other Tutoring Systems. Educational Psychologist, 46(4), 197–221.
  • Kahneman, D. (2011). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.

Randevu: fermatvip.com/randevu — 0546 260 54 46

İlgili okumalar: Mezun öğrenci için YKS yılı · Deneme sınavı nasıl analiz edilir · Maarif Modeli ile YKS'de dönüşüm

Akademik künye — Kurumumuzun eğitimde yapay zekâ yaklaşımının mimarisi ve saha deneyimi açık erişimli olarak yayımlanmıştır. Teknik rapor: Zenodo, DOI 10.5281/zenodo.21203519. Tanım/pozisyon makalesi: Zenodo, DOI 10.5281/zenodo.21309306. Ön baskı: EdArXiv, DOI 10.35542/osf.io/pnm9b_v1. Tam metin: SSRN, DOI 10.2139/ssrn.7104718. Tüm kayıtlar: Araştırma & Yayınlar.