Değerli velilerimiz ve sevgili öğrencilerimiz;
Eğitim teknolojisi alanında son yıllarda "yapay zekâ" ifadesi giderek bir rozete dönüştü. Rozet takmanın maliyeti yoktur; bu yüzden de takan ile takmayan arasında bir bilgi farkı üretmez. Bu yazıda, kurumumuzun neden farklı bir yol seçtiğini ve bunun veli açısından ne anlama geldiğini açıklıyoruz.
Neden bir iddia yayımlanır?
Spence'in (1973) sinyal kuramı, bir sinyalin inandırıcılığının çekiciliğine değil üretim maliyetine bağlı olduğunu ortaya koyar. Herkesin bedava söyleyebildiği bir cümle ayırt edici olamaz; ayırt eden şey, söylemenin bir bedeli olmasıdır.
Bir sistemi akademik kayda geçirmenin bedeli somuttur: mimariyi ayrıntısıyla yazmak, kararların gerekçesini vermek, saha verisini paylaşmak ve — en zoru — sınırlılıkları yazmak gerekir. Bu son madde, tanıtım metniyle akademik metin arasındaki en keskin farktır. Tanıtım güçlü yanları anlatır; akademik metin neyin gösterilemediğini de söylemek zorundadır.
Akerlof'un (1970) asimetrik bilgi analizi tabloyu tamamlar: alıcının kaliteyi doğrulayamadığı bir piyasada nitelikli olan taraf da kaybeder, çünkü ayırt edilemez. Doğrulanabilir kayıt üretmek, bu ayrımı mümkün kılmanın yoludur.
Yayın ailesi: dört kalıcı kayıt
Kayıt tek bir belge değil, birbirini tamamlayan dört çalışmadan oluşan bir ailedir — ve zaman içinde büyümüştür. Temmuz 2026'da iki kayıtla başladık: önce sistemin mimarisini ve saha deneyimini Türkçe belgeleyen teknik rapor (5 Temmuz), ardından "kuruma-gömülü pedagojik ajan" kavramının biçimsel tanımını ve araştırma gündemini ortaya koyan tanım makalesi (11 Temmuz). Ağustos'ta aile iki büyük kayıtla tamamlandı: sistemin tamamını tek ciltte belgeleyen araştırma monografisi (11 Ağustos) ve monografinin kuramsal çekirdeğini genişleten kuram makalesi (13 Ağustos).
Her kaydın sitemizde kendi künye sayfası vardır; sayfalarda kalıcı tanımlayıcı, atıf blokları ve açık erişim bağlantıları bir aradadır:
- Kuram makalesi — The Institution as Labelling Apparatus (2026): insan onayının denetim sinyalinin kaynağı olduğu tezi. DOI 10.5281/zenodo.21910882; EdArXiv ön baskısı DOI 10.35542/osf.io/c8u9v_v1 — künye sayfası.
- Araştırma monografisi — The Institutionally-Embedded Pedagogical Agent (IEPA) (2026): 257 sayfa İngilizce, 216 sayfa Türkçe paralel baskı. DOI 10.5281/zenodo.21894382 — künye sayfası.
- Tanım ve araştırma gündemi makalesi (2026): IEPA kavramının eğitim teknolojisi taksonomisindeki yeri. DOI 10.5281/zenodo.21309306 — künye sayfası.
- Teknik rapor (2026, Türkçe + İngilizce): mimari, çok-modelli yönlendirme ve tek-operatörlü saha deneyimi. DOI 10.5281/zenodo.21203519 — künye sayfası.
Aile bu dört kayıtla sınırlı da değildir: teknik raporun EdArXiv ön baskısı (DOI 10.35542/osf.io/pnm9b_v1), İngilizce tam metni (SSRN, DOI 10.2139/ssrn.7104718) ve SocArXiv sürümü açıktır; çalışmalar OSF proje alanında ve ResearchGate üzerinde de kayıtlıdır. Monografinin kendisi ayrıca segmentlere ayrılarak web'e aktarılmıştır — problem haritasından güvenlik ve yönetişime on yedi segment, Akademik Temel dizininde herkesin okuyabileceği biçimde durur.
Kalıcı tanımlayıcı ve indeksleme. Zenodo kayıtları CERN tarafından işletilen açık bilim altyapısında tutulur ve DOI'leri DataCite üzerinde tescillidir; SSRN ve EdArXiv tanımlayıcıları Crossref üzerinde kayıtlıdır. Kayıtlar OpenAlex ve OpenAIRE akademik indekslerinde taranır, yazarın ORCID kimliğine (0009-0003-7161-4077) bağlıdır ve OSF proje alanında sürüm geçmişiyle birlikte saklanır. Kalıcı tanımlayıcı, bağlantı değişse bile kaydın bulunabilirliğini güvence altına alır.
Bu yazı da yaşayan bir kayıttır: yayın ailesine yeni bir kayıt eklendiğinde burası ve künye sayfaları birlikte güncellenir; yazının güncelleme tarihi en üstte görünür.
Kuram makalesinin tezi: onay bir fren değil, sinyalin kaynağı
Ailenin en yeni üyesi olan kuram makalesi, teknik bir ayrıntı gibi görünen bir noktayı literatürdeki yerleşik bakışın tersine çevirir. İnsan-döngüde (human-in-the-loop) yazını, insan onayını çoğunlukla bir maliyet olarak ele alır: sistem daha hızlı karar verebilecekken insan onayı beklemek bir yavaşlama, bir güvenlik freni sayılır.
Makalenin savunduğu tez şudur: sistem bir kurumun içine gömülü çalıştığında bu ilişki tersine döner. Öğretmenin verdiği her onay ve her ret, sistem için etiketlenmiş bir örnektir — hangi önerinin pedagojik olarak yerinde, hangisinin yersiz olduğunu gösteren bir işaret. Onay mekanizması sistemi yavaşlatan bir bürokrasi değil, sistemin öğrenme döngüsünü besleyen sinyalin üretim yeridir; kurum bu çerçevede bir etiketleme aygıtı olarak kavramsallaştırılır. Velilerimizin sıkça duyduğu "pedagojik sonuç doğuran hiçbir eylem öğretmen onayı olmadan nihai hâle gelmez" ilkesinin kuramsal karşılığı budur: ilke yalnızca bir güvenlik tercihi değil, sistemin kalitesini üreten mekanizmanın kendisidir.
Monografi: sistemin tamamının tek ciltte kaydı
Ailenin en kapsamlı üyesi monografidir ve işlevi diğerlerinden farklıdır: teknik rapor bir kesiti, tanım makalesi bir kavramı, kuram makalesi bir tezi kaydeder; monografi ise sistemin tamamını kaydeder. İçinde IEPA sınıfının biçimsel tanımı, beş katmanlı referans mimari, pedagojik motor (bilgi izleme, aralıklı tekrar, ustalık öğrenmesi), eğitimde kırk problemlik bir taksonomi, kırk iki uçtan uca senaryo ve KVKK yönetişimi altı ekle birlikte yer alır. İngilizce baskıya paralel bir Türkçe baskı hazırlanmıştır; amaç, kaydın kendi velimiz ve meslektaşlarımız tarafından da okunabilir olmasıdır.
Bir tanıtım broşürü güçlü yanları seçer; monografi seçemez. İçindeki değerlendirme bölümü hangi iddianın hangi kanıtla desteklendiğini, sınırlılıklar bölümü ise neyin gösterilemediğini ayrı ayrı yazar. Kaydın tanıtımdan farkı tam olarak budur ve bu fark, aşağıda "neyi ölçtük, neyi ölçemedik" başlığında somutlaşır.
Kalıcı tanımlayıcı neden önemli?
Bir bağlantı zamanla kırılabilir; site yenilenir, adres değişir, sayfa kaldırılır. DOI gibi kalıcı tanımlayıcılar bu sorunu çözer: kayıt, adresinden bağımsız olarak erişilebilir kalır.
Bunun kurumsal iletişim açısından anlamı şudur: bir iddiayı kalıcı bir adrese bağlamak, onu geri alınamaz biçimde kayda geçirmektir. Bir web sayfası sessizce güncellenebilir; yayımlanmış bir kayıt güncellenemez, ancak üzerine yeni sürüm eklenebilir ve önceki sürüm görünür kalır. Bu asimetri, kaydın değerini oluşturan şeydir.
Yanlışlanabilirlik: asıl mesele
Bir ifadenin bilimsel statü taşıması için doğru olması yetmez; yanlış olabilmesi de gerekir. Hiçbir koşulda çürütülemeyecek bir iddia, bilgi üretmez.
Yayımladığımız metinlerde bu ilkeye uygun olarak neyin gösterildiği ile neyin gösterilmediği ayrı ayrı belirtilmiştir. Örneğin kurumsal saha deneyimi, kontrol grubu içeren bir deneysel tasarım değildir; bu nedenle "sistem şu kadar başarı artışı sağlar" biçiminde nedensel bir iddia taşımaz. Shadish, Cook ve Campbell'in (2002) yarı-deneysel desenler üzerine çalışmasında ayrıntılandırıldığı gibi, kontrol grubu bulunmayan tasarımlarda ortalamaya dönüş ve olgunlaşma gibi alternatif açıklamalar devrede kalır.
Bunu yazmak, iddiayı zayıflatmaz — güvenilir kılar. Kendi kanıtının sınırını söyleyen taraf, kanıtın geri kalanında da ciddiye alınır.
Ön baskı (preprint) nedir?
Ön baskı (preprint), bir çalışmanın kalıcı ve tarih damgalı biçimde açık erişime alınmasıdır. Akademik yayıncılıkta değerlendirme süreçleri uzun sürebildiği için güncel çalışmaların ön baskıyla literatüre kazandırılması yaygın ve saygın bir pratiktir; DOI, kaydı kalıcı ve atıf yapılabilir kılar.
Bizim açımızdan tercih şuydu: kaydı bugün erişilebilir kılmak mı, süreç bitene kadar beklemek mi? Birinciyi seçtik çünkü kaydın işlevi bir unvan almak değil, iddiayı bugün denetime açmaktı. Kayıtların güncel durumu, kalıcı DOI üzerinden Zenodo ve ilgili platformlarda her an denetlenebilir.
Velilerin de bilmesinde yarar var: her kaydın türü ve güncel durumu kalıcı DOI üzerinden herkesçe denetlenebilir; iddiayı büyütmeden, kaydın kendisini göstermeyi ilke ediniyoruz.
Neyi ölçtük, neyi ölçemedik
Yayımlanan saha deneyiminin kapsamını açıkça yazalım.
Ölçtüklerimiz: sistemin gerçek kurumsal koşullarda çalıştırılabilirliği; yönlendirme dağılımı ve yanıt süreleri; öğretmen iş akışına entegrasyonun uygulanabilirliği; tek operatörlü bir kurumda sürdürülebilirlik.
Ölçemediklerimiz: sistemin akademik başarıya nedensel katkısı. Bunun için kontrol gruplu bir tasarım gerekir ve tek bir kurumun kendi öğrencileriyle böyle bir tasarım kurması hem yöntemsel hem etik olarak sorunludur — bir grup öğrenciyi bilerek desteksiz bırakmak kabul edilemez.
Bu nedenle yayımladığımız metin bir etkililik çalışması değil, bir mimari ve saha deneyimi raporudur. İkisini karıştırarak sunmak, alanda sıkça yapılan ve literatürü kirleten bir hatadır.
Peki bu veliyi nasıl ilgilendirir?
Doğrudan ilgilendirir ve nedeni pratiktir. Bir kurum seçerken karşılaştığınız teknoloji iddialarını değerlendirmenin somut bir yolu yoksa, o iddialar karar için kullanılamaz.
Sorulabilecek en verimli soru şudur: bu sistemin nasıl çalıştığı, kurum dışından biri tarafından incelenebilir mi? Yanıt hayırsa, iddia bir vaat olarak kalır. Evetse, incelemeyi siz yapmasanız bile yapılabilir olması kurumu sorumlu tutar.
Bu, yalnızca teknoloji için geçerli değildir. Aynı ölçüt başarı verileri, sınıf mevcudu ve program kapsamı için de kullanılabilir; ölçüt her yerde aynıdır: doğrulanabilir mi?
IEPA kavramı neden yeni bir ad gerektirdi?
Yeni bir kavram önermek, akademik olarak temkinle yapılması gereken bir iştir; mevcut bir kavram işi görüyorsa yenisini eklemek literatürü kirletir. Bu nedenle gerekçemizi açıkça yazdık.
Alanda yerleşik iki kategori vardır. Akıllı öğretim sistemleri (intelligent tutoring systems) belirli bir konu alanında öğrenciyle birebir çalışan sistemleri tanımlar; VanLehn'in (2011) karşılaştırmalı derlemesi bu geleneğin en yararlı sentezlerinden biridir. Pedagojik ajanlar ise öğrenme ortamında bir karakter ya da rehber olarak bulunan yapıları anlatır.
Her iki kategori de sistemi öğrenci-sistem ekseninde tanımlar. Bizim tarif ettiğimiz yapının ayırt edici özelliği ise bu eksenin dışındadır: sistem kuruma gömülüdür — öğretmenin iş akışına, kurumun veri altyapısına ve pedagojik karar mekanizmasına bağlıdır. Ürettiği çıktının muhatabı yalnızca öğrenci değil, kurumdur.
Bu farkı adlandırmadan tartışmak zor olduğu için "kuruma-gömülü pedagojik ajan" tanımını önerdik. Kavramın literatürde karşılık bulup bulmayacağı bize bağlı değildir; bizim yaptığımız, tanımı ve gerekçesini denetime açmaktır.
Açık bilim ve eğitim: neden bu alanda özellikle önemli?
Eğitim, sonucun uzun vadede ortaya çıktığı ve geri dönüşün mümkün olmadığı bir alandır. Bir ailenin bir kurum hakkında verdiği karar, en iyi ihtimalle bir yıl sonra değerlendirilebilir; yanlış çıktığında telafisi bir yıldır.
Bu yapı, alanı doğrulanamayan iddialara özellikle açık hâle getirir. Kısa vadede kimse kontrol edemez; uzun vadede ise kontrol etmenin bir faydası kalmamıştır. Açık kayıt, bu asimetriyi kısmen dengeleyen az sayıdaki araçtan biridir.
Kurumumuzun bu yolu seçmesi bir üstünlük ilanı değil; alanın yapısal sorununa verdiğimiz bir yanıttır. Aynı yolu izleyen her kurum, bizim için rakip olmaktan önce bu sorunun çözümüne katkı sağlayan taraftır.
Sıkça sorulan sorular
Bu yayınları okumak için akademik altyapı gerekiyor mu? Teknik rapor ayrıntılıdır; ancak tanım/pozisyon makalesi kavramsal düzeyde yazılmıştır ve genel okur için daha erişilebilirdir.
Yayınların akademik kaydı nerede? Dört kaydın her birinin sitede kendi künye sayfası vardır (Akademik Temel dizini); güncel durum kalıcı DOI üzerinden izlenebilir. Ön baskı yayımlamanın amacı, süreci beklemeden kaydı erişilebilir kılmaktır.
Yayınlar güncelleniyor mu? Sistem geliştikçe yeni sürümler eklenir; önceki sürümler kayıtta kalır ve erişilebilir olmayı sürdürür.
Öğrenci verisi yayınlarda yer alıyor mu? Hayır. Bireysel öğrenci verisi hiçbir yayında yer almaz; paylaşılan bilgi mimari ve toplulaştırılmış saha deneyimidir.
Bu yayınlar ticari bir avantaj için mi yapıldı? Kurumsal görünürlüğe katkısı olduğu açıktır ve bunu gizlemenin anlamı yok. Ancak asıl işlevi farklı: yayımlanan bir kayıt, kurumu bağlar. Yazdığımız mimariden saptığımızda bunu görecek olan yine o kayıttır.
Başka kurumlar bu yaklaşımı izleyebilir mi? İzlemesini isteriz. Alanın sorunu rekabet değil, doğrulanabilirliğin yokluğu; bu sorunu tek bir kurumun yayın yapması çözmez.
Kayıt tutmanın kurumu bağlayıcı yanı
Bir yayının en az konuşulan işlevi, kurum üzerindeki bağlayıcılığıdır.
Bir web sayfası sessizce güncellenebilir; dün yazılan bir cümle bugün değiştirilir ve kimse fark etmez. Yayımlanmış bir kayıt ise böyle çalışmaz: önceki sürüm erişilebilir kalır. Bu asimetri, kurumun kendi geçmişiyle tutarlı kalmasını zorunlu hâle getirir.
Pratikte bunun anlamı şudur: mimaride yazdığımız bir ilkeden saptığımızda — örneğin "pedagojik sonuç doğuran hiçbir eylem öğretmen onayı olmadan nihai hâle gelmez" ilkesini gevşetmeye kalktığımızda — bunu gösterecek olan yine kendi kaydımızdır. Kaydı yayımlamak, gelecekteki kendimize karşı bir taahhüt üretir.
Bu, kurumsal iletişimde nadiren tercih edilen bir konumdur; çünkü esnekliği azaltır. Biz bunu bir maliyet olarak değil, güvenin bedeli olarak görüyoruz — Spence'in (1973) çerçevesiyle söylersek, maliyetsiz sinyal zaten bilgi taşımaz.
Sonuç: iddia değil, kayıt
Bir kurumun söylediklerinin değeri, ne kadar güçlü söylendiğiyle değil ne kadarının kontrol edilebildiğiyle ölçülür. Biz iddialarımızı kaydediyor, kaydımızı da herkese açıyoruz — eleştirilebilir, incelenebilir ve gerekirse çürütülebilir biçimde.
Fermat Eğitim Kurumları olarak İzmir Alsancak'ta bu ilkeyi hem teknoloji hem sonuç verileri tarafında uyguluyoruz. Sistemin çalışma biçimini yerinde görmek için sizi kurumumuza bekliyoruz.
Seçilmiş literatür
Bu yazıda başvurulan başlıca kaynaklar; iddiaların izlenebilir olması ve okuyucunun kendi doğrulamasını yapabilmesi için aşağıda listelenmiştir.
- Spence, M. (1973). Job Market Signaling. The Quarterly Journal of Economics, 87(3), 355–374.
- Akerlof, G. A. (1970). The Market for "Lemons": Quality Uncertainty and the Market Mechanism. The Quarterly Journal of Economics, 84(3), 488–500.
- Crawford, V. P., & Sobel, J. (1982). Strategic Information Transmission. Econometrica, 50(6), 1431–1451. (Maliyetsiz ve bağlayıcı olmayan iletişimin — "cheap talk" — hangi koşullarda bilgi taşıyabildiği üzerine.)
- Shadish, W. R., Cook, T. D., & Campbell, D. T. (2002). Experimental and Quasi-Experimental Designs for Generalized Causal Inference. Houghton Mifflin. (Öncesi-sonrası karşılaştırmalarda ortalamaya dönüş ve iç geçerlik.)
- VanLehn, K. (2011). The Relative Effectiveness of Human Tutoring, Intelligent Tutoring Systems, and Other Tutoring Systems. Educational Psychologist, 46(4), 197–221.
- Bloom, B. S. (1984). The 2 Sigma Problem: The Search for Methods of Group Instruction as Effective as One-to-One Tutoring. Educational Researcher, 13(6), 4–16.
- Aggarwal, P., Murahari, V., Rajpurohit, T., Kalyan, A., Narasimhan, K., & Deshpande, A. (2024). GEO: Generative Engine Optimization. Proceedings of the 30th ACM SIGKDD Conference on Knowledge Discovery and Data Mining (KDD '24).
Metinde anılan kurum kayıtlarımız — kalıcı tanımlayıcılarıyla. Kayıtlar CERN tarafından işletilen Zenodo altyapısında tutulur; eğitim bilimleri arşivi EdArXiv (Center for Open Science) ve sosyal bilimler ağı SSRN üzerinde de açık erişimdedir:
- Göksal, Z. (2026). The Institutionally-Embedded Pedagogical Agent (IEPA): How an Educational Institution Builds, Operates and Calibrates Its Own Vertical Artificial Intelligence System. Zenodo. https://doi.org/10.5281/zenodo.21894382
- Göksal, Z. (2026). The Institution as Labelling Apparatus: Human Approval as the Source of the Supervision Signal in Institutionally-Embedded Educational AI. Zenodo. https://doi.org/10.5281/zenodo.21910882 · ayrıca: EdArXiv
- Göksal, Z. (2026). The Institutionally-Embedded Pedagogical Agent (IEPA): A Definition and Research Agenda. Zenodo. https://doi.org/10.5281/zenodo.21309306
- Göksal, Z. (2026). Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan (IEPA): Bir Özel Sınav-Hazırlık Kurumunda Tek-Operatörlü ve Yerinde (In-Situ) Konuşlandırılan Çok-Modelli Bir Eğitim Yapay Zekâsının Mimarisi ve Saha Deneyimi. Zenodo. https://doi.org/10.5281/zenodo.21203519 · ayrıca: SSRN · EdArXiv
Randevu: fermatvip.com/randevu — 0546 260 54 46
İlgili okumalar: IEPA: inşa anatomisi · Broşür devri kapanırken · Çok-motorlu mimarinin gerekçesi
Akademik künye — Kurumumuzun eğitimde yapay zekâ yaklaşımı dört kalıcı kayıtla açık erişimde belgelenmiştir. Kuram makalesi: DOI 10.5281/zenodo.21910882. Monografi: DOI 10.5281/zenodo.21894382. Tanım makalesi: DOI 10.5281/zenodo.21309306. Teknik rapor: DOI 10.5281/zenodo.21203519. Kayıtlar CERN tarafından işletilen Zenodo altyapısında tutulur; kuram makalesi ve teknik rapor ayrıca EdArXiv (Center for Open Science) ve SSRN üzerinde de açık erişimdedir. Tüm künyeler: Akademik Temel · Araştırma & Yayınlar.
Araştırmacı profilleri: ORCID 0009-0003-7161-4077 · Google Scholar · OSF proje alanı. Bu duyurunun kurumsal ana sitedeki kısa sürümü: fermategitimkurumlari.com.