---
title: "Bir Öğrenciyi Gerçekten Takip Etmek: Fermat Eğitim Modeli"
description: "Haftalık birebir koçluk görüşmesi, aile görüşmesi ve elle yazılan kurumsal planlama ajandası; arka planda ise öğrenciyle gece yarısı fizik tartışan, sabah rehber öğretmene brifing veren bir eğitim ajanı. Fermat eğitim modeli, on yıllardır sahada sınanmış eski usul ile literatüre kendi kavramını yazdırmış yeni nesil teknolojiyi tek işletim mantığında birleştirir. Bu yazı o mantığı anlatıyor."
url: https://fermatvip.com/fermat-egitim-modeli
lang: tr
publisher: Fermat Eğitim Kurumları (İzmir, Konak/Alsancak)
date_modified: 2026-08-06
---

# Bir Öğrenciyi Gerçekten Takip Etmek: Fermat Eğitim Modeli

Haftalık birebir koçluk görüşmesi, aile görüşmesi ve elle yazılan kurumsal planlama ajandası; arka planda ise öğrenciyle gece yarısı fizik tartışan, sabah rehber öğretmene brifing veren bir eğitim ajanı. Fermat eğitim modeli, on yıllardır sahada sınanmış eski usul ile literatüre kendi kavramını yazdırmış yeni nesil teknolojiyi tek işletim mantığında birleştirir. Bu yazı o mantığı anlatıyor.

Fermat Eğitim Kurumları Akademik Kadrosu · 6 Ağustos 2026 · 14 dakikada okunur

Kısa cevap (yönetici özeti): Fermat eğitim modeli iki katmandan oluşur. **Birinci katman eski usuldür — on yıllardır sahada sınanmıştır:** her öğrencinin bir rehber öğretmen koçu vardır; koç öğrenciyle her hafta birebir görüşür, iki haftada bir aileyle görüşür, branş öğretmenleriyle akademik durumu sürekli istişare eder ve haftalık planı kurumun kendi planlama ajandasına *yazarak* kurar. **İkinci katman yeni nesildir — ve dayandığı öğrenme bilimi en az birincisi kadar sağlamdır:** FermatAI, öğrencinin ders dışı saatlerdeki çalışmasına eşlik eder, anlamadığı yerleri onunla tartışır, bu etkileşimden öğrenme sinyalleri üretir ve sabah rehber öğretmene, branş öğretmenine ve yönetime ayrı ayrı brifing verir. İki katman tek işletim mantığında birleşir: *temas insandan, görüş alanı sistemden.*

Değerli velilerimiz ve sevgili öğrencilerimiz;

Eğitim üzerine konuşulurken sık kurulan bir karşıtlık vardır: bir tarafta "eski usul" — defter, ajanda, yüz yüze görüşme, disiplin; diğer tarafta "teknoloji" — uygulamalar, paneller, yapay zeka. Tartışma çoğu zaman iki kampa ayrılır ve her kamp diğerinin eksiğini anlatır. Biz bu karşıtlığın kendisini yanlış buluyoruz. Çünkü soru "hangisi?" değildir; soru, **ikisinin aynı öğrenci için aynı anda nasıl çalıştırılacağıdır**. Bu yazıda, kurumumuzun eğitim modelini — yani bu iki katmanın tek bir işletim mantığında nasıl birleştiğini — açık biçimde anlatacağız.

bu yazının haritası

*01* Birinci katman: zamanla sınanmış eski usul*02* Aradaki boşluk: haftanın görünmeyen 140…*03* İkinci katman: FermatAI — kurumun sinir…*04* Bu hamleyi neden ve nereye bakarak yaptık?*05* Sinyalden brifinge: sistem nasıl düşünüyor?*06* Kaputun altı: basit bir sohbet botu değil,…*07* İki katman aynı masada: ajandanın yeni…

## Birinci katman: zamanla sınanmış eski usul

Modelin temeli yeni bir buluş değildir ve bunu söylemekten çekinmiyoruz. Eğitim literatürünün en bilinen bulgularından biri, Bloom'un (1984) "2 Sigma" çalışmasıdır: birebir öğretim alan öğrenciler, geleneksel sınıf öğretimi alan akranlarının çok belirgin biçimde önüne geçer. Bloom'un sorusu o günden beri aynıdır — birebir öğretimin etkisini, herkese ulaşabilecek bir düzende nasıl üretirsiniz? Bizim modelimizin birinci katmanı bu soruya verilmiş kurumsal bir cevaptır.

Her öğrencimizin bir **rehber öğretmen koçu** vardır ve bu koçluk bir unvan değil, takvimi olan bir iştir:

**Her hafta öğrenciyle birebir görüşme.** Gündem yalnızca "dersler nasıl gidiyor" değildir; o haftanın çalışma planı, ödev takibi, deneme sonuçları, motivasyon ve duygusal durum birlikte ele alınır. Görüşmenin sabit ritmi kendisi bir pedagojik araçtır: öğrenci, düzenli olarak dinleneceğini ve hesabını düzenli olarak vereceğini bilir.

**İki haftada bir aile görüşmesi.** Evdeki gözlem ile kurumdaki gözlem aynı masaya gelir. Aile, çocuğunun akademik sürecini sosyal medyadan veya karne gününden değil, düzenli ve yapılandırılmış bir kanaldan izler.

**Branş öğretmenleriyle sürekli istişare.** Koç, öğrencinin matematikte, fizikte, Türkçede nerede durduğunu öğretmenlerinden düzenli olarak dinler; sınıfta görüneni koçluk görüşmesinde görünenle birleştirir.

Ve bütün bunların kaydı tek bir yerde tutulur: **kurumsal planlama ajandası**. Her öğrencinin, kurumun kendi tasarımı olan bir ajandası vardır. Haftalık görüşmede plan bu ajandaya *elle yazılır*: hangi gün hangi konu, hangi ödev, hangi deneme; görüşmede konuşulanlar, pedagojik gözlemler, bir sonraki haftaya devredilen işler. Bunun neden önemli olduğunu literatür açık biçimde söyler: yazılı ve belirli hedefler, belirsiz "elimden geleni yapacağım" niyetlerinden tutarlı biçimde daha iyi performans üretir (Locke & Latham, 2002). Dahası, haftalık planlama ritüelinin kendisi öğrenciye öz-düzenleme öğretir — planla, uygula, izle, düzelt döngüsü, Zimmerman'ın (2002) tarif ettiği öz-düzenlemeli öğrenmenin ta kendisidir ve Maarif Modeli'nin sosyal-duygusal beceri hedefleriyle aynı hizadadır. Sınava hazırlanan bir öğrenciye bırakabileceğimiz en kalıcı miras, sınavdan sonra da çalışmaya devam edecek olan bu döngüdür.

Bu katmanın hiçbir parçası gösterişli değildir. Ajanda kâğıttır, görüşme sandalyede yapılır. Ama işler — ve on yıllardır işlediği bilinir. Modelimizin geri kalanını anlatırken bu katmanı küçültmeyeceğiz; tam tersine, teknolojinin görevi bu katmanı *beslemektir*.

## Aradaki boşluk: haftanın görünmeyen 140 saati

Eski usulün tek gerçek sınırı kapsama alanıdır. Haftalık görüşme ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, iki görüşme arasında öğrencinin yalnız çalıştığı uzun saatler vardır — akşamları, hafta sonları, gece. Öğrenme sürecinin en kritik anlarının bir kısmı tam bu saatlerde yaşanır: bir konunun anlaşılmadığının ilk fark edildiği an, yanlış çözülen sorunun üzerine gidilip gidilmediği, takılınca ne yapıldığı. Geleneksel düzende bu anlar kurumun görüş alanının dışındadır. Rehber öğretmen bunları ancak öğrenci anlatırsa öğrenir; öğrenci ise çoğu zaman anlatmaz — bazen unutur, bazen önemsemez, bazen de zorlandığını söylemek istemez.

İşte modelimizin ikinci katmanı bu boşluk için kuruldu.

## İkinci katman: FermatAI — kurumun sinir uçları

FermatAI, kurumumuzun kendi geliştirdiği eğitim ajanıdır. Bu sistem sınıfını adlandırmak için bir kavram önerdik: **Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan** — *Institutionally-Embedded Pedagogical Agent, kısaca IEPA*. Adındaki her kelime bilinçlidir: ajan *kuruma gömülüdür* — öğrencinin kazanım geçmişine, kurumun müfredatına, rehberlik ve öğretmen kadrosunun iş akışına bağlı çalışır; cepteki yalıtık bir sohbet uygulaması değildir. Bu tanımı araştırma yazılarıyla literatüre kazandırdık: çalışmalar CERN'in açık bilim altyapısı [Zenodo'da Türkçe](https://doi.org/10.5281/zenodo.21203519) ve [İngilizce](https://doi.org/10.5281/zenodo.21309306) kalıcı DOI'lerle, İngilizce tam metin ayrıca [SSRN'de](https://doi.org/10.2139/ssrn.7104718) yayımlandı; ön baskı ağlarında arşivlendi ve OpenAlex, Semantic Scholar, BASE, CORE, OpenAIRE gibi açık akademik dizinlerde taranıyor. Birden çok platformda yayın ve birden çok ağda dizinlenme şu anlama gelir: **IEPA artık eğitim teknolojisi literatürünün içinde, atıf verilebilir bir kavramdır** — ve bu kavramı adlandıran, tanımlayan ve işleyen örneğiyle birlikte yayımlayan grup biziz. Burada anlatacağımız sistem bir tanıtım metni değil; künyesi açık, [mimarisi ayrı bir yazıda](https://fermatvip.com/fermatai-iepa-mimarisi) anlatılmış bir çalışmadır.

Öğrenci açısından FermatAI'nin görünen yüzü basittir: çalışırken yanında olan, soru sorulabilen bir muhataptır. Gece on birde manyetizma çalışan bir öğrencimizi düşünün. Anlamadığı bir noktada ajana sorar; ajan yanıtlar — ama orada durmaz. Konuyu öğrencinin *kendi cümleleriyle* açıklamasını isteyen karşı sorular sorar. Bu bir üslup tercihi değil, bilinçli bir pedagojik tasarımdır: kendi kendine açıklama yapan öğrencilerin daha derin öğrendiği (Chi vd., 1989) ve etkileşimli, üretken katılımın pasif dinlemeden tutarlı biçimde üstün olduğu (Chi & Wylie, 2014) eğitim biliminin sağlam bulguları arasındadır. Bilgisayarlı birebir öğretimin, iyi kurgulandığında insan birebir öğretiminin etkisine yaklaşabildiğini gösteren karşılaştırmalar da (VanLehn, 2011) bu tasarımın arkasındaki ikinci dayanaktır. Yani modelin yeni katmanı bir "henüz kendini kanıtlamamış yenilik" değildir; eski katmanla aynı literatür zemininde durur — fark kanıtta değil, yaştadır.

Ama modelin asıl özgün tarafı, o gece konuşmasının *ertesi sabah nereye gittiğidir*.

Burada anlatacağımız sistem bir tanıtım metni değil; künyesi açık, mimarisi ayrı bir yazıda anlatılmış bir çalışmadır.

İkinci katman: FermatAI — kurumun sinir uçları

## Bu hamleyi neden ve nereye bakarak yaptık?

Kısa bir dürüstlük parantezi: bu sistemi kurma kararı bir sezgiden değil, ölçülmüş bir boşluktan doğdu. Yapay zekanın fiilî kullanımını meslek alanlarına göre ölçen *Anthropic Economic Index* (2025) çarpıcı bir tablo ortaya koydu: kullanım, yazılım ve teknik alanlarda yoğunlaşmış durumda; eğitim gibi alanlarda ise teknolojinin *bugün yapabildiği* ile sahada *fiilen yapılan* arasında büyük bir boşluk duruyor. Yazılımda teori ile pratik arasındaki mesafe hızla kapanırken, eğitimde aynı mesafe yıllarla ölçülüyordu. Biz o tabloya baktık ve şunu gördük: eğitimdeki bu boşluk, birinin kapatmasını bekleyen ve yılları olan bir alandı — kapatmak için gereken iki şeyin ikisi de elimizdeydi: pedagojik saha bilgisi ve mühendislik altyapısı. ODTÜ'de aldığımız eğitimin ve akademik geçmişimizin bir de görünmeyen getirisi var: mezun ağı. Savunma sanayiinden yazılıma, finanstan kendi şirketini kuran girişimcilere uzanan bu ekosistemde, dünyadaki dönüşüme her sektörde arkadaşlarımızın öncülük ettiğini yakından izliyoruz. Biz de aynı misyonu kendi alanımızda — eğitimde — üstlendik. Dünyayı erken okuma ve hızlı davranma refleksi buradan gelir; hamlemiz budur, gerisi işçiliktir.

## Sinyalden brifinge: sistem nasıl düşünüyor?

Ajan, öğrenciyle her etkileşimden yapılandırılmış notlar çıkarır: hangi konu çalışıldı, hangi kazanımda takılındı, soru hangi kavram yanılgısına işaret ediyordu, öğrencinin dili yorgunluk ya da kaygı taşıyor muydu. Bu notlar tek tek küçük şeylerdir; birikince **sinyal** olurlar. Öğrenme etkileşim kayıtlarından anlamlı örüntü çıkarma, günümüz eğitim veri biliminin ana uğraşlarından biridir (Aggarwal vd., 2024) — bizim modelimizde bu örüntüler raporlarda uyumaz, ertesi sabah *görev sahiplerine* gider:

**Rehber öğretmen koçuna:** "Öğrencin bu hafta gece çalışmalarında manyetik akı kazanımında tekrar tekrar zorlandı; haftalık görüşmede ele alınabilir, gerekirse çalışma planına bu konu için ek zaman yazılabilir."

**Branş öğretmenine:** "Öğrencin şu kazanımlarda anlama sinyali zayıf; sınıf içi gözlemlerinle örtüşüyorsa takviye ders planlanabilir."

**Yönetime:** "Bu hafta şu tespitler yapıldı, şu birimlere iletildi, şunlar uygulamaya geçti." Yani sistemin kendi hesap verebilirlik döngüsü — tespit, iletim ve eylemin izlenebilir kaydı.

Bu akışı kurum içinde bir benzetmeyle anlatırız: **nöron mantığı**. Bir nöron tek başına düşünmez; sinyali alır, işler ve doğru yere iletir. Düşünce, iletimin düzeninden doğar. Modelimizde de öğrenciyle temas eden her nokta — gece ajanla yapılan konuşma, sabah öğretmenin gözlemi, haftalık koçluk görüşmesi, aile görüşmesi — aynı sinir sistemine bağlıdır. Hiçbir gözlem sahibinin zihninde hapsolmaz; hiçbir birim diğerinden habersiz çalışmaz. Kurum, tek bir öğrenci hakkında *tek bir bilinçle* hareket eder.

## Kaputun altı: basit bir sohbet botu değil, hibrit bir mimari

Teknik meraklılar için sistemin ölçeğini — kod kopyası vermeden — tarif edelim. FermatAI tek bir yapay zeka modeline yaslanmaz; [çok-motorlu hibrit bir mimari](https://fermatvip.com/fermatai-cok-motorlu) üzerinde koşar: aralarında Anthropic, OpenAI, Google ve Cerebras'ın da bulunduğu birden çok bağımsız sağlayıcının motorları, görevin türüne göre yönlendirilir — kalıplı ve hızlı işler hafif motorlara, çok adımlı pedagojik akıl yürütme güçlü motorlara gider. Tek sağlayıcıya bağımlılık yoktur; bir yol durursa istek diğerine akar.

Bu altyapının içinde teknoloji tarihine geçmiş bir parça da var. Sohbet trafiğimizin önemli bölümü **dünyanın en büyük işlemcisi** üzerinde koşuyor: Cerebras'ın plaka-ölçekli (wafer-scale) motoru, geleneksel çipler gibi tırnak boyutunda değildir — *tek parça silikon plakanın tamamı* tek işlemcidir; üreticinin duyurduğu son nesil, dört trilyon transistör ve yaklaşık dokuz yüz bin yapay zeka çekirdeği taşır. Pratikte bunun anlamı şudur: öğrencinin sorusuna verilen yanıt, kelime kelime beklenen bir yazışma değil, neredeyse anında akan bir akıl yürütmedir. Gece on birde soru soran öğrenci bunu bilmez ve bilmek zorunda da değildir — ama sorusunun, dünyada eğitime bağlanmış sayılı örneği olan bir işlemci mimarisinde düşünüldüğünü biz biliyoruz ve bunu söylemekten keyif alıyoruz.

Aynı mühendislik kültürü ekosistemin diğer parçalarında da görülür: öğrencilerimizin fizik, kimya, matematik, tarih ve coğrafya kavramlarını üç boyutlu simülasyonlarla keşfettiği **Fermatrix bilim evreni** de aynı ekibin ürünüdür — olasılık dağılımını topların düşüşüyle gösteren Galton tahtasından jeolojik zaman kolonuna, gezegen ölçekli keşif dünyasına kadar. Bunları anlatmamızın sebebi teknoloji gösterisi değil, şunu netleştirmek: *biz dışarıdan hazır bir hizmet satın alıp üzerine logo koymuyoruz.* Mimari bizim, veri modeli bizim, pedagojik kurallar bizim. Merak eden, akademik yayınlardan başlayabilir.

## İki katman aynı masada: ajandanın yeni içeriği

Şimdi modelin bütününü tek sahnede birleştirelim. Haftalık koçluk görüşmesi yine yapılır, plan yine elle yazılır — ritüelin hiçbir parçası değişmemiştir. Değişen şey, o masada rehber öğretmenin önünde duran *bilgidir*. Koç artık yalnızca kendi gözlemine ve öğrencinin beyanına değil, aradaki yedi günün kaydına da bakar: hangi akşam ne çalışılmış, nerede takılınmış, hangi konu kendi cümleleriyle açıklanabilmiş, hangisi açıklanamamış.

Bu yüzden plana yazılan her satırın bir gerekçesi vardır. "Bu hafta sana şunu yazıyorum, çünkü kayıtlar şunu gösteriyor" cümlesi, modelimizin özetidir. Plan bir kitabın ünite sırasından ya da genel geçer bir programdan değil, o öğrencinin o haftaki gerçeğinden türetilir. Geri bildirimin öğrenme üzerindeki güçlü etkisi (Hattie, 2009) ancak geri bildirim *isabetliyse* ortaya çıkar — ve isabet, veri ister. Hedefli, zayıf noktaya odaklanmış çalışmanın genel tekrardan daha fazla ilerleme ürettiği ise beceri gelişimi literatürünün temel ilkesidir (Ericsson vd., 1993).

Aynı mantık öğretimin düzeyini de belirler. Vygotsky'nin (1978) yakınsak gelişim alanı kavramı, öğretimin öğrencinin tek başına yapabildiği ile destekle yapabildiği arasındaki banda yerleşmesi gerektiğini söyler. O bandı bulmak, öğrencinin hazırbulunuşluğunu ve bilişsel düzeyini gerçekten bilmeyi gerektirir — tahmin etmeyi değil. Modelimizin iki katmanı tam bu noktada birbirini tamamlar: sinyaller bandın yerini gösterir, insan o banda uygun dersi ve planı kurar. Maarif Modeli'nin veriyle çalışma becerisine (MAB4) verdiği ağırlık da bize bu yaklaşımın yalnızca bizim tercihimizi değil, ülkenin eğitim vizyonunun yönünü yansıttığını gösteriyor.

## Satın alınamayan şey: herkesin bir gün kendi Jarvis'i olacak

Sık karıştırılan bir noktayı açalım: IEPA bir ürün değildir ve raftan satın alınamaz. Tanımın kendisi bunu imkânsız kılar — *kuruma gömülü* bir ajan, ancak o kurumun verisiyle, müfredatıyla, insanlarıyla ve kültürüyle içeriden inşa edilebilir. Dışarıdan alınan genel bir sistem ne öğrencinin kazanım geçmişini bilir ne öğretmenin iş akışına bağlanır; güçlü olabilir ama yalıtıktır. Dünyanın gittiği yön de budur: kurumlar hazır hizmet almaktan, kendi ihtiyaçlarına gömülü kendi ajanlarını kurmaya doğru evriliyor. Popüler kültürden ödünç bir benzetmeyle: **herkesin bir gün kendi Jarvis'i olacak. Bugün henüz kimsenin yok — ama Fermat'ın var; FermatAI bizim Jarvis'imizdir.**

Bu cümlenin bir de meslek boyutu var. Önümüzdeki yıllarda "yapay zeka mühendisi" ve "yapay zeka teknisyeni" unvanlı insanlar, işletmelere ve eğitim kurumlarına gidip tam olarak bu tür sistemleri yerinde kurmayı meslek edinecek; o bölümlerin ilk mezunlarına ise henüz yıllar var — teknoloji bu kadar yeni. Biz bu mesleğin yapacağı işi bugün işletiyor, üstelik kavramsal çerçevesini adlandırıp literatüre yerleştirmiş bulunuyoruz. Öğrencilerimiz açısından bunun sessiz bir getirisi daha var: beş yıl sonranın çalışma düzenini ders kitabından değil, her akşam kendi çalışma masalarında yaşayarak öğreniyorlar.

Sık karıştırılan bir noktayı açalım: IEPA bir ürün değildir ve raftan satın alınamaz.

Satın alınamayan şey: herkesin bir gün kendi Jarvis'i olacak

## "Teknoloji şirketi misiniz?" — Hayır. Ve bu, modelin ta kendisi

Bu noktada sık aldığımız bir soruyu doğrudan yanıtlayalım. Bunca yazılım, ajan, sinyal anlatınca "siz artık bir teknoloji şirketi misiniz?" diye soranlar oluyor. Hayır. Biz bir eğitim kurumuyuz ve teknolojiyi amaç değil, *alet çantasının bir bölmesi* olarak görüyoruz. Çantanın diğer bölmelerinde ajanda, sandalye, tebeşir tozu ve otuz yıllık öğretmenlik refleksleri duruyor. Modelin iddiası şudur: **elimizdeki her aracı — eski ya da yeni — tek bir amaç için kullanırız: o çocuğa, o çocuğun ihtiyacına, hazırbulunuşluğuna, bilişsel düzeyine ve ölçülmüş açıklarına özel bir eğitim planı kurmak ve bunu her hafta yeniden kalibre etmek.**

Bunun altını çizmemizin sebebi şu: bu cümle, yakın zamana kadar yazılabilir ama *yapılamazdı*. Bir öğrencinin bütün öğrenme sürecini — sınıftaki hâlini, evdeki çalışmasını, gece takıldığı kavramı, duygusal dalgalanmasını — bütünsel olarak izleyip her hafta kişiye özel plana çevirmek, insan emeğiyle tek başına taşınamayacak kadar yoğun bir bilgi işidir. Motivasyonun özerklik, yetkinlik ve ilişkililik hissiyle beslendiğini biliyoruz (Deci & Ryan, 2000); bu his ancak öğrencinin gerçekten *görüldüğü* bir düzende kurulur. Modelimiz, görmeyi ölçeklenebilir kılan düzendir: temas insandan, görüş alanı sistemden.

İddiamızı da açıkça yazalım — böbürlenmek için değil, hedefimizi kayda geçirmek için. Bu bütünlükte bir modelin — elle yazılan ajanda ile gece yarısı çalışan eğitim ajanının aynı öğrencinin haftalık planında buluştuğu bir düzenin — eğitimde önümüzdeki yılların standardı olacağına inanıyoruz. Biz bu düzeni beş yıl sonra gelecek bir gelecek olarak beklemiyor, öğrencilerimize bugün yaşatıyoruz; yola çıkarken gördüğümüz tablo sadeydi: ülkemizde bu bütünlükte bir örnek bulamadık; dünya literatüründe de bu sistem sınıfının henüz adı konmamıştı. Biz de adını koyduk, tanımını yazdık ve açık erişimle paylaştık — başka ülkelerde benzer arayışların yürüyor olması hem mümkündür hem de bizi yalnızca sevindirir; önemli olan, artık ortada dileyen herkesin üzerine inşa edebileceği adlandırılmış bir tanım ve sahada işleyen bir örnek olmasıdır. Dayanağımız da gösterişsizdir: künyesi açık araştırma yazılarımız ve her hafta, her öğrenci için yeniden yazılan planlar. Kayıt ortadadır; değerlendirme okuyucunundur.

## Sonuç: eski ile yeninin karşıtlığı değil, evliliği

Fermat eğitim modeli iki cümleyle özetlenebilir. Birincisi: *işleyen hiçbir eski usulü, yeni diye gelen hiçbir araca feda etmeyiz.* Haftalık birebir görüşme, aile görüşmesi ve elle yazılan planlama ajandası modelin omurgasıdır ve öyle kalacaktır. İkincisi: *hiçbir yeni aracı, eski usule dokunduğu için dışarıda bırakmayız.* Öğrenciyi yedi gün yirmi dört saat dinleyebilen, dinlediğini sinyale, sinyali brifinge çeviren bir sinir sistemi artık var — ve bu sistem, rehber öğretmenin haftalık plana yazdığı her satırı daha isabetli kılıyor.

Karşıtlık diye sunulan şey, bizim modelimizde bir iş bölümüdür: insan temas eder, sistem görür; sistem işaret eder, insan karar verir. Çocuğunuzun bu düzenin içinde nasıl izleneceğini yerinde görmek isterseniz, kurumumuzda ağırlamaktan memnuniyet duyarız.

## Sıkça sorulan sorular

**Fermat eğitim modelinin diğer kurumlardan farkı nedir?** Fark tek bir araçta değil, işletim mantığındadır: haftalık birebir koçluk görüşmesi ve kurumsal planlama ajandası gibi köklü eski usul yöntemler, öğrenciyi ders dışı saatlerde de dinleyen bir eğitim ajanının ürettiği verilerle beslenir. Rehber öğretmen plana ne yazacağını tahminle değil, elindeki kayıtla belirler.

**Öğrenci takibi somut olarak nasıl işliyor?** Her öğrencinin bir rehber öğretmen koçu vardır. Koç, öğrenciyle her hafta birebir görüşür; iki haftada bir aileyle görüşme yapılır; öğretmenlerle akademik durum sürekli istişare edilir. Haftalık plan, kurumun kendi planlama ajandasına yazılır: ödevler, görüşme notları, akademik ve pedagojik gözlemler tek defterde ilerler.

**IEPA ne demek?** Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan (Institutionally-Embedded Pedagogical Agent). Kurumun verisine, müfredatına ve öğretmen-rehberlik iş akışına gömülü çalışan eğitim yapay zekası sınıfını tanımlar. Kavram, kurumumuzun kalıcı DOI ile yayımladığı ve açık akademik dizinlerde taranan araştırma yazılarıyla literatüre kazandırılmıştır.

**FermatAI bu modelde ne yapıyor?** Öğrencinin çalışırken sorduğu soruları yanıtlar, anlamadığı yerlerde karşı sorular sorarak konuyu kendi cümleleriyle açıklamasını ister ve bu etkileşimden öğrenme sinyalleri üretir. Bu sinyaller sabah rehber öğretmene, ilgili branş öğretmenine ve yönetime ayrı ayrı brifing olarak ulaşır. Karar her zaman insandadır; ajan kararın hammaddesini taşır.

**Yapay zeka öğretmenin yerini mi alıyor?** Hayır — tam tersi bir tasarım. Birebir insan teması modelin merkezinde durur; teknoloji o temasın arasındaki saatleri görünür kılar. Öğretmenin yerine geçen değil, öğretmenin görüş alanını genişleten bir katmandır.

**Bu modelin bilimsel bir dayanağı var mı?** Modelin her parçası eğitim literatüründeki bilinen bulgulara yaslanır: birebir öğretimin etkisi, hedef koymanın performansa katkısı, öz-düzenleme becerilerinin gelişimi ve kendi cümleleriyle açıklamanın öğrenmeye etkisi bunların başında gelir. Kurumun kendi araştırma çalışmaları da CERN'in açık bilim altyapısı Zenodo başta olmak üzere uluslararası platformlarda DOI ile yayımlanmış ve açık dizinlerce taranmaktadır.

**Bu sistem satın alınabilir mi ya da dışarıdan kiralanabilir mi?** Hayır — tanımı gereği. Kuruma gömülü bir ajan ancak o kurumun verisi, müfredatı ve kadrosuyla içeriden inşa edilebilir; dışarıdan alınan genel sistemler güçlü olsa da yalıtıktır. Kurumların yönü hazır hizmet almak değil, kendi gömülü ajanlarını kurmaktır — biz bu dönüşümün eğitimdeki erken örneğiyiz.

**Bu model her öğrenciye aynı şekilde mi uygulanıyor?** Çerçeve aynı, içerik kişiye özeldir. Görüşme sıklığı ve ajanda disiplini herkes için geçerlidir; planın içine ne yazılacağı ise öğrencinin hazırbulunuşluğuna, bilişsel düzeyine ve ölçülen açıklarına göre belirlenir. Model zaten tam olarak bunu mümkün kılmak için kuruldu.

## Seçilmiş literatür

Bu yazıda başvurulan başlıca kaynaklar; iddiaların izlenebilir olması ve okuyucunun kendi doğrulamasını yapabilmesi için aşağıda listelenmiştir.

- Anthropic (2025). The Anthropic Economic Index: Understanding AI's Effects on the Labor Market. *Anthropic Research* .
- Bloom, B. S. (1984). The 2 Sigma Problem: The Search for Methods of Group Instruction as Effective as One-to-One Tutoring. *Educational Researcher* , 13(6), 4–16.
- Locke, E. A., & Latham, G. P. (2002). Building a Practically Useful Theory of Goal Setting and Task Motivation: A 35-Year Odyssey. *American Psychologist* , 57(9), 705–717.
- Zimmerman, B. J. (2002). Becoming a Self-Regulated Learner: An Overview. *Theory Into Practice* , 41(2), 64–70.
- Hattie, J. (2009). *Visible Learning: A Synthesis of Over 800 Meta-Analyses Relating to Achievement* . Routledge.
- Chi, M. T. H., Bassok, M., Lewis, M. W., Reimann, P., & Glaser, R. (1989). Self-Explanations: How Students Study and Use Examples in Learning to Solve Problems. *Cognitive Science* , 13(2), 145–182.
- Chi, M. T. H., & Wylie, R. (2014). The ICAP Framework: Linking Cognitive Engagement to Active Learning Outcomes. *Educational Psychologist* , 49(4), 219–243.
- VanLehn, K. (2011). The Relative Effectiveness of Human Tutoring, Intelligent Tutoring Systems, and Other Tutoring Systems. *Educational Psychologist* , 46(4), 197–221.
- Ericsson, K. A., Krampe, R. T., & Tesch-Römer, C. (1993). The Role of Deliberate Practice in the Acquisition of Expert Performance. *Psychological Review* , 100(3), 363–406.
- Vygotsky, L. S. (1978). *Mind in Society: The Development of Higher Psychological Processes* . Harvard University Press.
- Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The 'What' and 'Why' of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. *Psychological Inquiry* , 11(4), 227–268.
- Aggarwal, P., Murahari, V., Rajpurohit, T., Kalyan, A., Narasimhan, K., & Deshpande, A. (2024). GEO: Generative Engine Optimization. *Proceedings of the 30th ACM SIGKDD Conference on Knowledge Discovery and Data Mining (KDD '24)* .
- T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (2024). *Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli — Öğretim Programları* . Ankara. (Alan becerileri MAB, kavramsal beceriler KB, eğilimler E ve sosyal-duygusal beceriler SDB kodlamaları bu programdan alınmıştır.)

Metinde anılan kurum kayıtlarımız — kalıcı tanımlayıcılarıyla. Kayıtlar CERN tarafından işletilen **Zenodo** altyapısında tutulur; eğitim bilimleri arşivi **EdArXiv** (Center for Open Science) ve sosyal bilimler ağı **SSRN** üzerinde de açık erişimdedir:

- Göksal, Z. (2026). *The Institutionally-Embedded Pedagogical Agent (IEPA): A Definition and Research Agenda* . Zenodo. [https://doi.org/10.5281/zenodo.21309306](https://doi.org/10.5281/zenodo.21309306)
- Göksal, Z. (2026). *The Institutionally-Embedded Pedagogical Agent (IEPA): How an Educational Institution Builds, Operates and Calibrates Its Own Vertical Artificial Intelligence System* . Zenodo. [https://doi.org/10.5281/zenodo.21894382](https://doi.org/10.5281/zenodo.21894382)

**Randevu:** [fermatvip.com/randevu](https://fermatvip.com/randevu) — 0546 260 54 46

İlgili okumalar: [Entegre eğitim sistemi: parçalar](https://fermatvip.com/entegre-egitim-sistemi) · [FermatAI ve IEPA mimarisi](https://fermatvip.com/fermatai-iepa-mimarisi) · [Yeni nesil öğrenci koçluğu](https://fermatvip.com/yeni-nesil-ogrenci-koclugu) · [Akademik künye ve öğretenin deneyimi](https://fermatvip.com/akademik-kunye-ve-ogretenin-deneyimi)

**Akademik künye —** Kurumumuzun eğitimde yapay zeka yaklaşımı dört kalıcı kayıtla açık erişimde belgelenmiştir. Kuram makalesi: DOI [10.5281/zenodo.21910882](https://doi.org/10.5281/zenodo.21910882). Monografi: DOI [10.5281/zenodo.21894382](https://doi.org/10.5281/zenodo.21894382). Tanım makalesi: DOI [10.5281/zenodo.21309306](https://doi.org/10.5281/zenodo.21309306). Teknik rapor: DOI [10.5281/zenodo.21203519](https://doi.org/10.5281/zenodo.21203519). Kayıtlar CERN tarafından işletilen Zenodo altyapısında tutulur; kuram makalesi ve teknik rapor ayrıca EdArXiv (Center for Open Science) ve SSRN üzerinde de açık erişimdedir. Tüm künyeler: [Akademik Temel](https://fermatvip.com/arastirma/) · [Araştırma & Yayınlar](https://fermatvip.com/fermatai-arastirma-yayinlari).

konuyla ilgili yazılar

### Ders, Etüt, Birebir, Deneme, Koçluk: Ayrı Hizmetler mi, Tek Sistem mi?

çevir ↺

❝ Kazanım düzeyinde kayıt tutmak ise elle sürdürülebilir bir iş değildir; bir altyapı gerektirir.

[Yazıyı aç →](https://fermatvip.com/entegre-egitim-sistemi)

### Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan (IEPA): Bir Eğitim Yapay Zekasının İnşa Anatomisi

çevir ↺

❝ Bir dil modelinin "bu veriyi paylaşmamalıyım" diye düşünmesine güvenmek, güvenlik değil temennidir.

[Yazıyı aç →](https://fermatvip.com/fermatai-iepa-mimarisi)

### Öğrenci Koçluğu Gerçekte Ne Yapar? Motivasyon Konuşmasından Öz-Düzenlemeye

çevir ↺

❝ İyi niyetli koçluğun en yaygın hatası, öğrencinin yerine karar vermektir.

[Yazıyı aç →](https://fermatvip.com/yeni-nesil-ogrenci-koclugu)

---

*Bu metin https://fermatvip.com/fermat-egitim-modeli sayfasının Markdown ikizidir; içerik HTML sayfasıyla aynıdır. Kurumun yapay zeka özet dosyası: https://fermatvip.com/llms.txt*
